COVID-19 Virüs Salgını Kapsamında Kısa Çalışma Ödeneğinin Değerlendirilmesi

Kısa çalışma ödeneği zorlayıcı nedenlerin bir sonucu olarak ortaya çıkmış bir husustur. Son zamanlarda küreselleşmenin, dünya genelindeki sağlık sorunlarının ve bunların sonucu olarak ekonomik krizlerin yarattığı kaotik ortamın yaralarını kapatmak amacıyla çoğu sektörün başvurmak zorunda kaldığı kısa çalışma ödeneği, özellikle ekonomik anlamda güçsüz olan firmalara yararlı olma amacıyla düzenlenmiştir.

İşverenler, ekonomik kriz veya zorlayıcı nedenler sonucu işgücü ihtiyacına kısmen veya tamamen ihtiyaç duymadığı dönemlerde, işçilere ücret ödemekten kurtulmayı kendince bir çözüm olarak görmektedirler. Nitekim, son zamanlarda ülkemizin ve aynı zamanda tüm dünyanın etkisi altında olduğu Dünya Sağlık Örgütü tarafından da pandemi olarak ilan edilen COVİD-19 salgını, belli sektörler dışındaki tüm işverenlerin işgücü ihtiyacını yok denecek kadar azaltmıştır. Bu nedenle işverenler öncelikle küçülme yoluna başvurmakta, bu bağlamda da ilk olarak işçilerin iş sözleşmelerinin feshi gündeme gelmektedir. Ancak bu durum uzun vadede ülke genelinde hem işsizlik oranını artıracak hem de ülkenin ekonomik yapısında ağır hasarlar bırakabilecektir. Bu nedenle işçileri işten çıkarmak istemeyen işverenler, bu dönemde çalışma süresini azaltarak üretimi kısmak suretiyle hem stoklarını eritme hem de işçilere daha az ücret ödeme yoluna giderek işyeri giderlerini azaltmayı tercih etmektedir. Dolayısıyla kısa çalışma ödeneği ilk bakışta işverenin lehine olmakla birlikte, kural olarak işçilerin mağdur olmamaları için yapılan bir düzenlemedir.

Ülkemizde pandeminin yaratacağı ekonomik ve sosyal hasarları aza indirgemek amacıyla işverenler kısa çalışma ödeneğine başvuru konusunda teşvik edilmiş olup kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilme koşulları zorlayıcı sebeplerin varlığı nedeniyle kolaylaştırılmıştır. Bu kapsamda işverenlerin kısa çalışma ödeneğinden yaralanabilmesi için İşverenin; genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki çalışma süresinin önemli ölçüde azaldığı veya durduğu yönünde bakanlık genelgelerinin şirketin faaliyet alanını kapsaması veya şirketin genel zorlayıcı nedenler dolayısıyla yönetim kararı doğrultusunda çalışmalarını azalttığını veya durdurduğunu ispatlatması gerekmektedir.

Kısa çalışma ödeneğinden işçilerin yararlanabilmesinin koşulları;

  • İşverenin kısa çalışma talebinin iş müfettişlerince yapılacak inceleme sonucu uygun bulunması,
  • Kısa çalışmaya tabi tutulan işçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte çalışma sürelerini ve prim ödeme şartlarını sağlamış olması (Covid-19 etkisiyle yapılan kısa çalışma başvurularında, son 60 gün hizmet akdine tabi olmak kaydıyla son 3 yıl içinde 450 gün prim ödemiş olması),
  • İş müfettişlerince yapılacak inceleme sonucu kısa çalışmaya katılacaklar listesinde işçinin bilgilerinin bulunması,

şeklindedir. Görüldüğü üzere kısa çalışma ödeneği şartlarında son 120 gün hizmet akdine tabi olma şartı 60 güne, son 3 yıl içinde 600 gün prim ödenmiş olması şartı ise 450 güne düşürülerek daha çok işletmenin ve işçinin yararlanmasının önü açılmıştır. Kısa çalışma ödeneğinde ödenecek miktar, sigortalının son oniki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının %60’ıdır. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, aylık asgari ücretin brüt tutarının %150’sini geçemez.  Ayrıca söz konusu kısa çalışma ödeneği başvurusu online şekilde yapılmakta olup, başvurularda herhangi bir eksiklik olması durumunda işverenlerle iletişime geçilmektedir.

Kısa çalışma ödeneği başvurusu konusunda uzman avukat ekibimize danışmak suretiyle eksiksiz başvuru gerçekleştirerek kısa çalışma ödeneğinden faydalanabilirsiniz.